Bilimin Eğlenceli Dünyası: Işıklar ve Renkler

Işık nedir? Düz giden bir çizgi mi yada ileriye doğru giden küçük bir nokta mıdır?

Işık evrenimizin oldukça eğlenceli bir üyesidir. Teknik konular dışında eğlenceli ve şaşırtıcı olan kısımlarına bakalım.

Öncelikle ışık hızının en yüksek hız olduğunu hep duyarız. Işık boşlukta saniyede 299.800 km ile hareket eder. Einstein’ın o meşhur e=mxc2 formülündeki o “c” ışık hızıdır.

Peki ışık hızı geçilebilir mi?

Evet. Işık hızı geçilebilir. Yüklü bir elektron parçası suyun içerisinde ışıktan daha hızlı gider. Geçilemeyen şey “c” dir. Boşluktaki hız en yüksek olandır. Suyun içinde, havada ışık çok daha yavaştır. Yani ortama göre değişir. Peki bu bir parçacık veya kütle midir?

Dalga özelliğini aradığınızda onda o özelliğini görürsünüz. Mercekler tarafından kırılabilir. Işığın kütlesi vardır. Bir şeyi itebilir. Tabi bu itiş bizim fark edebileceğimiz kadar büyük olmuyor. Güneşin sizin ittiğini hissetmezsiniz. Fakat çok yüksek miktarda ışık gözle görülebilir farklar yapabilir. Güneşli bir günde İstanbul 1 ton 200 kg daha ağırdır. Işık onu daha ağır hale getirir. Bu durumda evde ışıklar açıkken normalden daha ağırsınızdır.

Peki ışık hep görebildiğimiz halde midir? Hayır.

İnsan gözü ışığın belirli bir dalga boyu aralığını görebilir. Yani ışığın tamamını biz göremeyiz. Öyle ki bu dalga boyu aralığı ışığın toplam bölü dalga boyu paleti içerisinde çok küçük bir yere tekabül ediyor. Bizim görebildiğimiz ışık ve renkler çok sınırlı. Kırmızı, yeşil ve maviden oluşan bir ışık dünyasını görüyoruz. Algılayabildiğimiz 3 ana renk vardır. Gök kuşağına baktığımızda bu 3 renkten oluşan diğer renkleri görürüz.

Herkes görebildiği evreni yaşar..

Köpeklerin renk körü olduğunu duymuşsunuzdur. Onlar siyah beyaz görür denilir. Hayır. Köpekler mavi ve yeşil olarak 2 renkte görür. Işığı daha fazla renkte ve olduğu gibi gören canlılarda vardır. Mesele kelebekler 5 renk aralığında görürler. Diğer 2 rengin ne olduğunu tanımlayamıyoruz. Ona sadece pembe deyip geçiyoruz. Pembe bir renk değildir. Pembe rengi bizim görebildiğimiz aralığın dışında olan ışığa bizim verdiğimiz isim magentadır. Ancak kelebekler artı 2 tane daha fazla renkle görebildikleri için o rengin neye benzediğini bilirler. Yani onlar orada farklı renkler görürler. Peygamber devesi denilen canlı ise 16 renk görür.

Biz 3 renkle ne kadar renkten ve sanattan bahsediyoruz. Peki insan gözü bu renkleri hiç mi göremeyecek?

Bu çok zor bir sorudur. Bilimin dışına çıkıp felsefi olarak sormak gerekir. Rüyanızda kaç renk görürsünüz? DMT transa girmiş olanlar transtayken gördükleri şekilleri ve renkleri tanımlayamazlar. İnsan zihni muhtemelen ışığın tam halini görebilir fakat insan gözü göremez. Peki ışığın çok yüksek frekans seviyelerinde neler olmaktadır? Radyasyon dediğimiz şey budur. Morötesi, kızılötesi, alfa ve beta dediğimiz ışıklar aslında hepsi belirli bir enerji düzeyine gelmiş fotonlardır.

Işık hızını geçmekle ilgili bir soru daha var. Elimizde 600.000 km uzunluğunda bir çubuk olsaydı yani ışığın 2 saniyede gittiği mesafe kadar uzun bir çubuk… Çubuğun sonuna bir tuş koyup o çubukla tuşa basmış olsaydık buradan giden bilgi ışıktan daha mı hızlı giderdi? Tabi ki hayır. Çünkü buradan yapılan hareketin karşı taraftaki tuşa aktarılması için bir süre geçmesi gerekirdi. Ses hızı kadar bir süre..Bu dalga ses hızında bütün çubuğu dolaşıp çok uzun zaman sonra tuşu ittirmiş olurdu. Yani ışığı asla bu şekilde geçemeyiz.

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE