Chemtrails’e (HAARP) Karşı Korunma Yöntemleri

Radyasyon ve özellikle havadan sürekli spreylendiğimiz Chemtrails’e (HAARP ya da solar radiation management) maruz kalan bizler için korunma yöntemlerini yazmaya karar verdim.

Korunma yöntemlerini besinler, bitkiler ve kristaller olarak üçe böldüm, üç ayrı yazıda paylaşacağım.

Kendimizi bu zararlı emisyonlara karşı korumak için en büyük yardımı Gaia’mızdan alıyoruz yine.

Chemtrail (HAARP)’in şehir efsanesi ya da komplo teorisi olduğunu düşünüyor çevremdeki bir çok insan. Hiçbiri sorgulamıyor artan kanser, alzheimer, astım, solunum yolu rahatsızlıklarını, depresyona giren insan sayısını. Gökyüzündeki anormal hareketleri, ızgara halinde desenli spreyleme uçuşlarını. Saatlerce yapay bulut ya da şerit halinde kalan beyaz tabakaları normal karşılıyorlar. Spreylendikten sonra yaklaşık 2 – 5 saat içerisinde beyaz gri bir tabaka oluşup, gökyüzüne dağılıyor ve loş bir görünüm oluşuyor ki aslında uçakların hemen arkasında, bir kuyruk gibi duran buharlaşma, bir kaç saniye veya bir kaç dakika sonra çözülür, gökyüzünde saatlerce yapay bulut olarak yayılmaz.

Chemtrail konusuyla ilgili bir çok Türkçe ve İngilizce kaynak, makale ve video var, siz de kendinizi detaylı olarak bilgilendirebilirsiniz.

Chemtrail içinde aktif olan maddeler ve karşılığında kendinizi korumak için kullanabileceğiniz takviyeleri toparladım. Araştırmanızı iyi yapın lütfen, her yazılan ve söylenen size uygun olmayabilir. Beden sizin bedeniniz, ona ne iyi gelir en iyi siz bilirsiniz hatta sorabilirsiniz de bedeniniz size söyler.

• Baryum

Kanserojen etkisi var, vücuttan potasyumu atıyor.

O zaman potasyumu bol olan besinlere yöneliyoruz ya da tabletini alıyoruz. Potasyumun zengin olduğu besinler: Kayısı, avokado, muz, kivi, süt, portakal, patates (özellikle kabukları), erik, ıspanak, brokoli, mantar, domates, mercimek, fasulye, sebze suları, kabak, patlıcan, pekmez, fındık-fıstık çeşitleri ve kurutulmuş meyveler (kuru üzüm, hurma ve erik).

• Mantar

Chemtrail’den yayılan havadaki mantar bağışıklık sistemimizi zayıflatabiliyor. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için alabileceğiniz takviye besinler

• Sarımsak

• Gümüş suyu (Collodial Silver)

• Çay Ağacı Yağı (özellikle ciğer ile ilgili problemlerde infüzyon yapılabilir)

• Zencefil

• Zerdeçal

• C vitamini yüksek besinler

• Badem

• Kırmızı biber

• Kambucha

• Mantar

• Kiwi

• Yoğurt, kefir gibi probiyotik açısından zengin besinler vb.

Evinize uçucu yağ difüzörü almanızı tavsiye ederim. Hem evinizdeki havayı hafifletir hem de bir nevi arındırır. Solunum yollarınıza da çok iyi gelir. Limon, kekik, çay ağacı, karanfil tomurcuk ve okaliptüs yağları bağışıklık sistemini güçlendiren yağlardır.

• Alüminyum

Alzheimer ve kısa süreli hafıza kaybına neden olabiliyor

• Keten tohumu yağı, çuha çiçeği yağı, krill yağı, C vitamini yüksek besinler ve bol bol yürümek ya da egzersiz yaparak vücudunuzdan ağır toksinleri atmak.

• Magnezyum Tablet almak (ben şahsen tablet yerine o mineral ya da vitaminin yoğun olduğu besinleri araştırıp tüketmeyi seviyorum. Doğamız da her şeyin şifası var)

• Zencefil kökü, gingko biloba,

Bunların dışında kullanabileceğiniz takviyeler (Hepsi aktarlarda hatta online sitelerde satılıyor)

• Bentonit Kili

Bentonit kili bağırsaklardan, ciltten ve ağızdan toksinleri, kimyasalları ve “ağır metalleri” ortadan kaldırmaya yardımcı olur ve Bentonit kili de sıvıyla temas ettiğinde doğada elektriksel bir yük üretme yeteneğine sahip olduğu için, vücuda doğal yoldan fayda sağlar – topraklama gibi.

• Selenyum (tabletleri ve tozu aktarlarda ve online vegan sitelerde satılıyor)

Selenyum, vücudunuzdan ağır metalleri özellikle cıvayı atmanızı sağlıyor. Vücudun hastalıklara ve strese karşı direncini arttırır. Antioksidan aktivitedeki rolünden dolayı serbest radikal hasarını ve iltihabı düşürür. Bu, selenyumun, kanserin yaygın biçimlerini önlemeye, virüslerle mücadele etmeye, kalp hastalığına karşı savunmaya yardımcı olarak ve astım gibi diğer ciddi koşullarla ilişkili semptomları yavaşlatarak vücudunuza yarar sağladığı anlamına gelir.

• Chlorella (tabletlerini veya tozunu kullanabilirsiniz, yukarıda bahsettiğim gibi araştırın lütfen, size uygun mu bakın ve öyle kullanın. Mesela chlorella 29 günden fazla kullanılmaz, ara verilir bir süre kullanımına)

Denizde yaşayan önemli canlı kaynaklarından biri olan alglerin; yaralanmalarda, yüksek ateşi düşürmede, bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde, ağır metal zehirlenmelerinde, kan dolaşımının düzenlenmesinde, damar tıkanıklıklarının giderilmesinde ve kolesterolü düşürmede etkili olduğu bilinmektedir.

Chlorella %100 doğal bir besindir. Herhangi bir katkı maddesi içermez. Biotin, multivitamin, mineraller, B12 vitamini, A vitamini, E vitamini, demir, klorofil, PABA, C vitamini ve RNA & DNA nükleik asitlerini içeren önemli bir besin takviyesidir. Ayrıca hayvansal ürünler tüketmeyen ve bu nedenle B12 vitamini eksikliği yaşayan vejetaryenler için de önemli bir besin desteğidir.

• Spirulina

Spirulina, bilinen en iyi oksijen üreticilerinin yani mavi-yeşil alglerin bir diğer adıyla mikro alglerin besine dönüşmüş hali… Bu tek hücreli canlılar hem karada hem de suda yaşayabilme yetenekleri ile Dünya’da ilk ortaya çıkan canlılardan biri olarak biliniyor.

Kan basıncını, kolestrolü düşürür, D ve B12 açısından oldukça zengin olan spirulina, unutkanlık, halsizlik ve demir eksikliği gibi olumsuz durumların önüne geçiyor. Bunun dışında doğal antioksidan olma özelliği taşıdığı için hem hastalıklara karşı koruma hem de yaşlanma karşıtı bir etkiye sahip oluyor. Güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmak için gıda takviyesi olarak spirulina çokça tercih edilen doğal bir seçenektir.

• Milk thistle (Deve dikeni)

İçindeki silymarin maddesi nedeniyle karaciğerin hücrelerini alkol, ilaç ve kimyasalların zararlı etkilerinden korur. Karaciğer iltihabı dahil, aşırı alkol ve bazı ilaçların neden olduğu safra yolu iltihabı, siroz ve kronik karaciğer hastalılarında olumlu katkılar sağlar.

• Asla ve asla margarin yemeyin (bilmiyorum hala kullanan kaldı mı? Market raflarında gördüğüme göre ne yazık ki evet)

• Musluk suyu içmeyin (Mutlaka filtre kullanın)

• Organik beslenmeye dikkat edin, besinlerinizin kaynağını, nereden geldiğini bilin ve mutlaka ve mutlaka raftan aldığınız ürünlerin içeriklerini, katkı maddelerini okuyun. Dersinize iyi çalışın, artık çok kolay ulaşabiliyoruz bu bilgilere.

Mesela aranızda hala Nutella yiyen var mı? Palm yağı için katledilen ormanları ve evlerini kaybeden, yanan orangutanları göre göre. Ya da bile bile yüksek fruktozlu mısır şurubu olan ürünleri kullanmayın. Ketçap, mayonez, kola, cipsler vb.

• Mikrodalga kullanmayın

• En önemlisi fluoridli diş macunu kullanmayın. Aktarlarda ve vegan ürün satan sitelerde fluoridsiz diş macunu bulabilirsiniz.

Gördüğünüz gibi vücudunuzdan ağır metalleri atmak için yine Gaia’mızdan destek alıyoruz. Şifa doğada saklı derler ya yok saklı değil bal gibi ortada hepsi. Kadim atalarımız, anneannelerimiz, dedelerimiz biliyormuş doğa ile kendilerine şifa bulmayı. Nesilden nesile bu aktarım ne yazık ki modern yaşam koşulları nedeniyle neredeyse durdu. Görevlerimizden biri de bu bilgileri bizden sonraki nesile, korumaya söz verdiğimiz ve yollarını açmak için geldiğimiz kristal çocuklarımıza aktarmaktır.

Şifa olsun bana, size ve BÜTÜNE ve Öyle de OLDU Sevgiyle, Işıkla

Mitakuye Oyasin – We are all ONE

Pia π

Fb: Pia Pınar Hesabından Alınmıştır…

Dünyalite

Hastalıkların Ruhsal ve Zihinsel Nedenleri

Paylaştıkça çoğalır.

Chemtrails’e (HAARP) Karşı Korunma Yöntemleri” için 2 yorum

  • 1 Ocak 2020 tarihinde, saat 19:22
    Permalink

    Tüm bilgiler için teşekkürler.
    Ancak, bahsettiğiniz bu zararlı emisyonlar, korunma için önerdiğiniz bitki ve kökleri de etkilemiyor mu? Bu emisyonlar heryerde oluğunu göre doğal besin de yok demek anlamına gelmez mi?
    Nasıl bir çözüm üreteceğiz bu durumda?
    Saygılarımla,

    Yanıtla
  • Geri bildirim: Birlik Bilincinde Olmak: Greta Thunberg

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE