İslamiyette Dini Semboller ve Mecazlar

İslam ve Kur’an, dini sembol ve mecazlar ile anlatır. Bunun sebebi her kişinin algılama kapasitesine uyması gerektiğidir. Aksi halde ilme hazır olmayan ve bu bilgiyi kaldıramayanlara zarar verebilir.

Henüz olgunluk aşamasına gelmemiş insanlar sembollerin açılımını idrak edemez. Dini ve Kur’an ı sembollerle öğrenir, zamanla aklı selim olduğunda bu sembollerin mahiyetini yavaş yavaş kavrarlar. Hakikate ulaşmak için böyle aşama aşama ilerlemek gerekir. En alt basamaktan en üst basamağa atlamak istersen düşer kırarsın bir yerini.

Başka bir örnek ile bir çocuk ilk olarak hayatı oyuncaklarla öğrenir çünkü kapasitesi buna yeter, büyüyüp aklı selim olunca gerçeklerle hayata devam eder. Din ve Kur’an da böyledir. ilk olarak sembollerle öğrenilir zamanla sembollerin gizemi kendi içinde idrak edilir, bu olayın kuralı böyledir.

Yol, binbir türlüdür. Hakikate götüren her yol doğrudur. Her insan bilinç seviyesine göre yol bulur. Daha doğrusu karşısına yollar çıkar. Gönlümüzden ne geliyorsa onu yapalım. Salavat mı seni kalpte tutuyor, yap o zaman. Namaz mı seni kalpte tutuyor, kıl o zaman. Dua mı seni kalpte tutuyor, et o zaman.

Kişi uyanmamışsa Kur’an ı anlayamaz. Eğer uyanmışsa bu sefer de ihtiyacı kalmaz. Paradoks hayatın kendisidir.

Hacı bayramın eski kahvelerinden birinde toplanmıştık. Melami dervişlerinden biri şöyle söylemişti vakti zamanında. “Hz. Muhammedin arkasında Allah aranmaz.”

Rab sendedir. Rehber kalbindir.

Gürdal Öztürk’ e görede İslam dini ibadetten çok kavram dinidir ve dindarlıkta kavram bilgisinden geçer.

***

İslami Kavramların kısa açıklamaları;

Takva: Din konusunda kendi sorumluluğunu almaktır.

Şefaat: Dini konularda bilgilendirme yapmaktır.

Hidayet: Kalpte Allah sevgisinin doğmasıdır.

Tefekkür: Olaylar ile Allah arasında düşünerek bağlantı kurmaktır.

Tevekkül: Olaylara sebebiyet verenin Allah olanın bilincinde olarak tepkiler vermektir.

Helal /haram: Dinen yapılması uygun olan/olmayan şeylerdir.

Sevap/günah: helal ve harama karşılık gelen ödül ve cezadır.

Okumak: Kendinin ve hayatın hakkında araştırma yapmaktır.

Tevhit: Birden çok şeyi bir araya getirmek, birlemeye çalışmaktır.

Şirk: Tevhitten uzaklaşmaktır. Müşrik, uzaklaşandır.

Vahdet: Tevhidi yaşama halidir.

Veli/Şahitlik: Tevhidi yaşayan, yaşadıklarının bilincinde olandır.

İhlas: Halis olandır. Arınmış, saflaşmış, katışıksız demektir.

Hikmet: Bilgeliktir. Şeylerin ardındaki sırları fark etmektir.

İbadet: Nefsi terbiye için bedenen veya maddi çalışmalardır.

Salih Amel: Sizi olgunlaştıran davranışınız.

Fıtrat: Yaratılış gayesi, doğuştan gelen huylardır.

Muhsin: Özenerek işini iyi yapandır.

Resul/Nebi: Kural getiren elçi, mevcut kuralları anlatan elçidir.

Zulüm: İzale etmek, hak edeni hak ettiği yere koymamaktır.

İstişare: Danışmaktır.

Şükür/hamd: Minnet duymak, Hamd ise Allah’ı övmektir.

Kıyamet: Uyanıştır. Bilinci uyanan ölü, dinen diridir. Bilinci uyanmayan diri, dinen ölüdür. Kıyamet günü zorla uyandırılır.

Cihat: Bilinçsizlikle mücadele etmektir.

Zan/Zina: Tam bilemeyip, tahmin etmektir. Yanlışa düşmektir.

Zikir: Hatırlamak, zihinde tutmak için tekrarlamaktır.

Tövbe: Hatadan pişmanlık duyup dönüşmek için karar almaktır.

Cennet/cehennem: Bilincin huzura erişmesi veya acı çekmesidir.

Melek/Şeytan: Bedeni kuvvetler, zihni vesveselerdir.

Mümin/Müslüman: Bildiğinden emin olandır. Emin olma yolculuğunda olandır.

Zahir/batın: Dış görünüşü, içsel güzelliğidir.

Muhkem/müteşabih: Kesin olan, benzetme yapılan konulardır.

İlmel/aynel/hakkel yakin: Bilgiyi teorik öğrenmek, yerinde görmek ve bizzat yaşamaktır.

Esmaül Hüsna: Allah’ın güzel isimleri veya sıfatlardır.

Rahman/rahim: Koruyan (eril), merhamet eden (dişil) özelliktir.

Nefs: Eğitilmemiş zihindir.

Kâfir/Münafık: Gerçeği örtüp nimeti inkâr edendir. Dıştan inanır gözüküp içten inkâr edendir.

İnfak/Nifak: Malı bölüşmektir. Fikirleri bölmektir.

C.Thadess

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE