Interscalar: Ölçekler Arası Yaklaşım İle Yaratılıştaki Sır

Ölçekler Arası Yaşam (Interscalar) Nedir?

Yaşam, ölçekler arası iletişimdir. Interscalar kominikasyondur. Her şey interscalar konseptin yasalarına tabiidir. 

Tüm ilimler ve bilim adamları hayatları boyunca önce ışığı anlamaya çalışmışlardır. Işık kuantum fizikte foton, spritüel alemde ise nur olarak adlandırılır. Varolan her şey ışıktır. Işık, evrensel olanın ilahi düzlemde yazıldığı dildir. Işığın olduğu yerde bilinç vardır. Evren bilincini oluşturan 19 kuantum osilatörü vardır. Evrenlerde her şey ışıktır ve bilinçitir. Çok azı madde bilinçtir. Ancak o da bilinçtir.

Işık= uzay ve zaman salınımıdır. (osilasyonudur) Salınım bir harekettir.

Uzay= makro ölçek, düşük frekanslı salınımlardır. (büyük alemler)

Zaman= mikro ölçek, yüksek frekanslı salınımlardır. (küçük alemler)

İnterscalar Yaklaşımda İnsan ve Ruh Tanımı

İnsan özünde proton ve elektron olan uzun ömürlü iki ışıktan oluşur. Bu ışıklar sonsuz deneyim ve tecrübe ile size yön verir.

İnsanın tanımı; çok boyutlu, likit kristal yapıya sahip üst bilinç varlığıdır. (dünya üzerindeki üst bilinç)

Ruh, bilinç demektir. Bilinç ise ışığın zaman ölçek halidir. Elektron rezonansı ile ifade edilir. Yeri ve zamanı tam olarak ifade edilemeyendir. 3 ve 3’ün katlarındadır.

Proton daha maddeseldir ve ağırdır. Elektron daha ruhsal ve spiritüeldir.

Zaman fraktaldır. Zaman, iç içe geçmiş döngülerdeki spirial formasyonların kendini ifade ettiği bir ışık titreşimidir. Canlıdır ve değiştirilemez.

Frekans 1 saniyede gerçekleşen titreşim, harekettir. Saniyede 1 kez titreşim 1 hz. 10 kez titreşim 10 hz.

Uzay ve zaman arasında milyonlarca, milyarlarca osilasyon salınımlar vardır. Evren sürekli hareket halindedir. Tek bir universe evrende yaşamıyoruz. Milyarlarca multiverse evren bulunmaktadır. Uzay-space, boşluk dediğimiz şey zamana doğru hareket ettiğinde yüksek frekansa tabi olur.

Yaşamı anlamada rakamlar önemlidir.

Euler ve Pi Sayılarını Anlamak

Proton ve elektronları anlamak çok önemlidir. Birbirlerine sonsuz iki rakamla bağlıdırlar. Euler (2,718) ve Pi (3,14)sayılarıdır. Transandantal matematiksel rakamlardır. Sonu olmayan ve matematiksel oranla birbirlerine entegre olmuş sayılardır. Yaşam ömürleri tespit edilememiştir. Herhangi bir formülle hesaplanamamışlardır.

Titreşimler çok yüksek değerlere ulaştığında 10 üzeri 20 (elektron) ve 24 (prokton) gibi, yüksek frekanslı yapıları oluştururlar. Peki her şey neden titreşir? Çünkü, var olabilmek için titreşmek gereklidir. Işık hareket ederek var olmak zorundadır. Işık her zaman en az enerjiyi kullanarak en fazla yolu katetmek ister. Bu hareketler energy conservation rule yasasına göre hareket eder. Enerji koruma yasasına göre salınımlar gerçekleşir.

Görmek, tatmak, algılamak gibi şeyler aslında ışık reseptörleridir. Frekansları farklılaştığı için bizlere farklı görünür. Mesela beyazın içinde tüm renkler vardır. Beyaz çok titreştiğinde kırmızı oluşur.

Asal Sayıları Anlamak

Fiziğin, bilincin ve maddenin özünde her zaman matematik vardır. Asal sayılar çok önemlidir ve sonsuzdur. Bir sonraki asıl sayı şu anda tahmin edilememektedir. Evrende bir yenilik olacağı zaman asal sayılar devreye girer. Yeniliğin öncüsü olan rakamlardır. 19, 99 ve 55 kuantsal olarak derinliği olan sayılardır.

Rakamsal realitede madde ve bilinç olarak 2 yapı vardır. Zaman ve uzay olarak düşünülebilir. Yüksek frekanslar yani zaman bilince daha yakındır. Tecrübe ve deneyim arttığı için yüksek frekanslar üst bilince bağlanmanın daha kolay yoludur. Bu aslında hiper uzay ve hiper zaman iletişimidir.

Her şeyin Özünde İletişim ve Etkileşim

Her şeyin özünde iletişim vardır. Interscalar ölçekler arasında iletişim olmadan realite, gerçeklik, hakikat asla varolamaz, kendini ifade edemez. İletişim olması için ileten ve alıcı gereklidir, yani bu rezonans temelli yaklaşımdır. Işığın farkını oluşturan şey ölçek farkıdır. Burada bakan kişinin, gözlemcinin etkisi çok önemlidir. Gözlemleyen yapı ve bilinç, gözlemlenen süreci etkilemektedir. Bu bilinçsel bir gözlemdir. Üst skalada bulunan varlıklar ve herşeyin ötesinde olan üst bilinç, yaratıcı, kozmik consequence herşeyi gözlemlemektedir.

Evrensel yaratılış tekrardan ibaret değildir. Çeşitlilik vardır. Evren ne kadar çok varlık çeşidi yaratırsa daha hızlı bir şekilde evrilmeye başlar. Bu varlıklar o evrenin eli, kolu, hissiyatıdır.

Fraktal Spiral Nedir?

Her şey ışıktır ve hareket halindedir. Hareket sonucu oluşan yapı fraktal yani spiraldir. Varoluşun temelinde olan logaritmik, holografik yapıdır. Her şey ışıksa ve salınıyorsa o düzlemsel değildir. Lineer doğrusal hareket etmez.

Mesela, A noktasından B noktasına gitmek düzlemsel değildir. Bizim algımıza göre A ve B dir. Gerçekte iç içe geçmiş çoklu evrenler vardır. Algımız düzlemseldir ancak herşey fraktal olduğu için aslında yaşam bir yanılgıdır. Zamanda fraktal ve holografik yapıdadır. Proton ve elektron titreştiği için zaman vardır.

Yukarıda ne varsa, Aşağıda da o vardır.

Gezegensel ve galaktik olarak daha makro üst bilinç seviyeleri vardır. Bu üst bilinçler titreştiği için bizler varız. Buna harmonik rezonans denir. Üst galaksiler salınım içerisinde olduğu için alt evrenler oluşur. Tüm yapı fraktal spiral olarak dönmektedir ve birbiriyle bağlantılıdır. Işık evrilerek yani dönerek her zaman bir üst bilince ulaşmak ister. O yüzden dünya döner, insanlar döner aynı mevlevilerin dönüş halinde olması gibi. Bu spiral dönüş her varlıkta ve her boyutta hep aynı yöne doğrudur. Evrenlerde sonsuz sayıda boyut vardır. İç içe geçmiş yapılardır. İnsanlar 3.boyut farkındalığında olduğu için diğer boyutları idrak edemezler ancak o boyutlar vardırlar. 4. boyut yüksek frekanslı titreşimlerin 3.boyuta göre çok daha hızlı titreştiği yapılardır.

Mikro Kozmos- Makro Kozmos

Titreşimler uzayda gerçekleştiğinde geometrik şekiler oluşur. Platonik ve arşimed solidler olarak ifade edilir. (daire, üçgen, kare vs.) Geometrik şekiller farklı konfigrasyonlar olarak değiştiğinde elementler meydana gelir. 4. boyut bu simetrideki yapılardır. Bu şekiller görünür evrendeki maddenin tüm komposizyonlarını oluşturur. Aslında kısaca, ışık titreşimleri ile geometrik şekilleri oluşturur, geometrik şekiller elementleri, elementler ise insanı oluşturmaktadır. Yani aynı ışık (proton ve elektron) farklı şekillere girerek altın, toprak, su, insan gibi maddesel yapıları meydana getirir.

İnsan küçük evren, Evren büyük insandır.

Geometri sayıların uzayda şekil bulmuş halidir. Zamanda geometriye ihtiyaç yoktur. Çünkü uzaysal yapılarını kaybederler, yüksek frekanstadırlar. Fakat ışığın hızı yavaşladığında geometrik şekillerle simetriyi oluşturmak üzere direk olarak iletişimi gerçekleştirmeye çalışıyor. O nedenle belli geometrik yapılar üst bilnç ile iletişime geçmek için önemlidir. Kabe, piramit gibi özel yapıların içerisinde zamansızlık ve boyutsuzluğu deneyimlleyebilirsiniz. Bu şekillerde üstün bir ilahi deneyim vardır.

Sudaki Evrensel Sır

Hiper uzaya likit uzay denir. Gezegenler ve galaksilerin hareketleri likit yapıya çok benzer. Madde yani ışık katı, sıvı ve gaz hallerinde bulunur. Sadece sıvı hal içlerinde en kompleks olanıdır. Su en ileri bilinç seviyesidir. Üst bilinç alt fiziksel kademelere inmek istediğinde her zaman sıvı hale bürünür. İnsan bedeni %75-80 aralğında sudur. Dünyanın 3/4’ü sularla çevrilidir. Su bilgiyi çok iyi taşıyabilen bir yapıdadır. Bunlarla birlikte enformasyonu en iyi taşıyacak diğer yapı kristallerdir. Dolayısıyla insan likit kristal yapıdadır. Bu nedenle su bilinci çok önemlidir.

Bir şey yerken aslında ışık yersiniz, nefes alıp verirken aslında o fotondur. Foton her zaman entropiye dahildir. Termodinamik bir yasadır. Biyolojik ölçekler arası yaklaşım, insanda hücreler arasında yine ışıkla gerçekleşir. Biyofoton temelli iletişimdir. Sadece maddesel reseptörler ile alış veriş değildir.

Olumlama ve Dua Etkisi

Duyduğumuz ses, gördüğümüz ışık, düşündüğümüz düşünce, yazdığımız şey aslında ışık frekansıdır. Bir yere yazmak veya ağızdan çıkan kelimeler belli boyutları harekete geçirir ve sizin realitinezi değiştirir. Belirli sıklıkla yapılan olumlamalar, zikirler ve pozitif düşünceler bu nedenle önemlidir. Ben çok iyiyim ve kendime güveniyorum derseniz bu frekansı aktive edersiniz, ben yapamam, güçsüzüm derseniz o kanalın frekansına girmiş olursunuz.

Hastalık Metaforu

Proton ve elektron rezonansında herhangi bir problem, travma olduğunda hastalıklar oluşur. Hastalık öğrenme için size sunulan bir lütuftur. Hiçbir hastalık size öğretmesi gereken mesajı vermeden sizden ayrılmaz. Tüm hastalıkların metaforu vardır. Kanserin metaforu, kabul etmek istemiyorumdur, diyabetin metaforu, acı çekmek istemiyorumdur.

Yaşam sürecinde size verilmesi gereken mesaj alındığında bir üst bilince geçilir.

Ozan Partal ile Sohbetten

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Interscalar: Ölçekler Arası Yaklaşım İle Yaratılıştaki Sır” için bir yorum

  • 11 Mayıs 2020 tarihinde, saat 05:11
    Permalink

    Hakk’ın rahmeti, İlmi İradesi.
    Teşekkür.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE