Ruhsal Atıklarla Mücadele Etme Yöntemleri

Nasıl ki her kimyasal reaksiyon bir takım atıklar oluşturuyorsa, ruhsal olarak yaşanılan her prosesin de atıkları vardır ve bu atıklarla baş etmek de yaşadığımız hayatın çok önemli bir meselesidir.

Ruhsal Atık Nedir?

Ruhsal atık dediğimiz şey aslında fiziksel atıktan yani bildiğimiz “çöp”ten çok da farklı bir olgu değildir.

Vücudumuzdaki sindirim ve boşaltım sistemleri olmadan hayat devam edemez çünkü bu bir dönüşümdür.  Vücudumuzun bu döngüsüne ilave olarak, bizler yaşadığımız her gün “çöp” üretiriz, kimi gerekli, kimi gereksiz çöplerdir bunlar.

Kimi insan çöpünü kendi çıkarır, gidip bizzat çöp kutusuna atar. Kimisi ise birinin o çöpleri gelip almasına alışıktır. Her ne şekilde toplanıyor olursa olsun gelişmemiş toplumlarda çöp ve çöplerin biriktiği çöplükler başlı başına bir problemdir. Gelişmiş toplumlarda ise çöpler titizlikle sınıflara ayrılır, öğütülür, geri dönüştürülür ve neredeyse sihirli değnekle işlem görmüş gibi başka başka formlara bürünür.

Ruhsal atıklarla mücadele fiziksel atıklarla baş etmekten çok daha karmaşık ve kişiye özel bir meseledir fakat uygulanan yöntemler ilginç şekilde benzerlik göstermektedir.

Farz edelim ki, kişi fiziksel veya ruhsal anlamda üzerinde olumsuz etki bırakan bir durumla karşılaştı. Bunun illa ki hayat döngüsünü durduracak büyük bir olay olmasına gerek yok. Mevcut sıkıntı ve yaşattığı ruhsal durum karşında, kabullenmeye veya çözümlemeye yönelik aksiyon geliştirilemediği takdirde kişi bu olayın oluşturduğu atıktan bir şekilde kurtulmanın çaresini arayacaktır.

Söz ve tavır yoluyla negatif enerji aktarımında bulunmak oluşan ruhsal atıklardan kurtulmak için en kolay ve en kestirme çözümdür. Söylenmek veya çeşitli tutarsız ve sıkıntı verici tavırlarda bulunmak suretiyle ruhsal atıklar rahatça gidip herhangi bir “şanslı” insana bırakılabilir: arkadaşa, anneye, eşe veya ofisteki bir kimseye. Bu kişilerin sıkıntı verici olayla bağlantısı olması gerekmez ama eğer varsa daha da bir şiddetli söylenerek ve söz konusu meselenin negatif titreşimleri arttırılarak çöp kutusunu direk başlarından aşağı geçirmeyi hak görenler çıkabilir.

Söz ve tavır yoluyla negatif enerji aktarımı çöplerini kendi atamayan insanların ruhsal atıklarla baş etmekte en sık kullandıkları yöntem.  Bu prosese maruz kalan “şanslı” kimselerin, karşısındakine karşı sahip oldukları tahammül ve sevgi karışımı olgunluğun derecesine göre bu işlemin süresi belirlenir. İşte bu yöntem çöplerini kendi atamayan insanların kullandıkları yöntemdir. Yaşanan en ufak bir sıkıntı ruhsal bir atık oluşturduğu “fark edilmeden” dış çevreye yansıtılır ve ruhsal atıktan başka bir insan vasıtasıyla kurtulunmaya çalışılır.

Ruhsal atıklarla mücadelenin bir üst seviyesi, oluşan atığı “fark etmek” ve bu atığı, onu yok edebileceğine inanılan herhangi bir prosesle, başka kimseleri konuya dahil etmeden, uzaklaştırmaktır. Bu, toplumda daha çok “deşarj olmak” diye tabir edilen ve insanın başka bir aktivitenin verdiği ruhsal enerjiyle atıkları bertaraf etmesi esasına dayanır. Deşarj için kullanılan aktiviteler tamamen kişiye özgüdür ve geniş bir çeşitlilik arz edebilir. Kişi deşarj için daha sonra pişman olabileceği girişimlerde bulunabilir ve kurtulmak istediği atıklar uğruna daha tehlikeli ve kurtulması zor atıklar oluşturabilecek eylemlere yönelebilir.

Bu yöntem kendi çöpünü kendi atan insanların kullandıkları yöntemdir ve tıpkı ilk yöntem gibi kabullenme ve çözümleme içermez.

Ruhsal atıklarla “kabullenme ve çözümleme” içeren tek mücadele yöntemi, tıpkı fiziksel çöplerde olduğu gibi “geri dönüşüm” sistemidir.

Bu sistem yapı itibariyle çok az insanda kendiliğinden bulunur. Bir çok kişi bu sistemi bir takım tecrübeler sonrasında ve uzun çabalar ile elde eder. Burada ilk nokta ruhsal atığı ve oluşturduğu sıkıntıyı ondan kurtulmaya çalışmadan önce “kabullenmektir”. Tıpkı bir çöpü sınıflandırıp onun hangi maddeden oluştuğunu analiz etmek gibi, bu işlem de ruhsal atığın ne gibi bir kaynakla oluştuğunu saptamak ve ona göre bir çözümleme yapmak yani onu doğru şekilde dönüştürmek adımını içerir.

Kişi nefes ve düşünce kontrolünü sağlayarak sıkıntı anını kabullenir, herhangi bir kimseye yansıtmadan veya anlık bir sönümleyici aktiviteye yönelmeden mümkün olan en sakin şekilde bu kabullenmeyi gerçekleştirir ve sonrasında yaşadığı süreci kendi kendine değerlendirerek, ruhsal atığı meditasyon, yaratıcı sanat çalışmaları, iddialı olmayı gerektirmeyen basit hobiler, sosyal sorumluluk ve yardım çalışmaları, tasavvufi çalışmalar vb. kanallar aracılığıyla başka bir forma dönüştürür. Bu esnada amaç, ruhsal atığı yok etmek değil onu olumlu bir hale dönüştürmektir çünkü diğer yöntemlerle yok olduğu düşünülen atıklar aslında başka bir kişide yarattığı olumsuz etkiyle veya üzeri başka bir enerji alanı ile örtülmüş şekilde kişinin kendi içinde halen varlıklarını sürdürmektedirler.

Ruhsal olarak yaşanan her prosesin bir takım atıkları da beraberinde getireceği gerçeğini kabul etmek önemlidir. Kişi üzerinde olumlu etki bıraktığı düşünülen durumlar dahi zamanla kişide ruhsal atık oluşumuna neden olabilmektedir. Yaşanılan bu durumdan kaçmak yerine çözümleme ve dönüşüm yolunda bilinçli çaba sarf etmek, bireylerin hem kendileri hem de çevreleri adına alabilecekleri en güzel kararlardan biri olacaktır.

Ece Öngeldi

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE