Çevresel Yaşam Mücadelesi

Aşağıdaki yazıyı uzun süredir yazma ihtiyacı duymamıştım fakat bugün gördüğüm bir paylaşımdan ötürü tekrar içimden yazmak geldi. Yazmama neden olan yazı; Oya Baydar’dan huzursuz edici bir gelecek öngörüsü: Köpekli Çocuklar Gecesi yazısıdır.

Dünyayı yönetenler doğayı canlı olarak görmedikleri sürece iklim değişikliği konusunu çözmemiz kolay değil.

Hepinizin bildiği gibi bu multi-disipliner bir konudur. Zaten insanların yaptığı tüm hataların sonucu olarak küresel iklim değişikliği sorunu ortaya çıkmadı mı? İnsanoğlu hep daha fazlasını istemesi, kendini üstün görmesi, doğayı kendinden ayrı görmesinin bir sonucu olarak bu soruna doğru biz sürüklenmedik mi?

Bir şeyi çok net belirtmek istiyorum benim açımdan iklim değişikliği çözüleceğini kabul etmek öyle kabul edebileceğim bir mesele değil. İngiltere Brighton’da 1 sene İklim değişikliği yükseklisans yapmış biri olarak söylüyorum bunu. Neden mi? Cevap çok basit çünkü dünyada bin bir türlü insan var ve hepsinin hayatta istediği şey farklı. Hadi bırakın bütün insanları dünyayı yönetenler diyelim ki iyi rolleri oynamaya karar verdi hani belki o zaman bir şansımız var.

Ama bir şey söyleyeceğim dünyayı yönetenlerin “iyi” olmayacağı belli değil mi zaten? İnsanoğlu denen karmaşık yaratığın dünyada var olma şekli bu. Adı üstünde dünya hayatı yani dualite dünyası. Siyah olduğu için beyaz var ama aynı zamanda grinin tonları da mevcut. Yani bir çeşitlilik var. Bu kadar çeşitlilik, bu kadar kompleks bir canlı olduğumuz için zaten şu an yaşadığımız sorunların hepsi. Yalnızca çevre de değil sorun üstelik sadece tüm sorunların toplamı “iklim değişikliği” sorunu olarak karşımıza çıkmış durumda.

Günümüzde sağlık, insan ilişkileri, insanla diğer canlılar arası ilişkiler, su, kirlilik, çevre, iklim, cinsiyet eşitsizliği, kadına şiddet, eğitim, savaşlar, silahlanma vs gibi alanların hepsinde sorunlar var. Şimdi siz söyleyin bu kadar kompleks bir yapı olan insan varlığının tek derdi iklim meselesini çözmek mi gerçekten? Benim için böyle değil artık onu söyleyebilirim en azından.

İklim değişikliği çözmemiz için dünyayı yönetenlerin doğayı yaşayan bir varlık olarak görmeleri gerekiyor.

Hatta daha da ileri gideyim önce insanoğlunun kendi ırkının varlığına saygı duymayı öğrenmesi gerekiyor. Ondan sonra başka canlılara geçebiliriz. Tekrar söylüyorum dünyadaki yöneticiler bir anda iyi insanlar olup her şeyi adil ve dürüst bir şekilde yapmayacaklarına göre iklim değişikliğini çözmemiz kolay değil.

Farklı bir bakış açısıyla bakarsak iklim değişikliği sorunu dünyadaki insanların yaptıkları kötülüklerden vazgeçmeleri için onlara bir ders vermek içinde geliyor olamaz mı?

Bir bakıma iklim değişikliği pozitif bir şey olabilir. Yanlış duymadınız pozitif diyorum. İnsanoğlu eğer bu gezegende yaşamaya devam etmek istiyorsa bir şeyleri değiştirmesi gerektiğini ancak evren iklim değişikliğini yüzüne çarptığında anlamaya başlayabilecek belki de. Kim bilir? Şu an iklim değişikliği oluyorsa bir nedeni vardır. Dünyada hiç bir şey sebepsiz yere yaşanmıyor.

Günümüzde kendini en çevreci addedenlerin bile uçak kullandığını ve küçük ölçekte de olsa her gün çevreye bir karbon ayak izi bıraktıklarını biliyoruz. Kömürlü termik santrallerin tek farkı onların büyük ölçekte doğayı tahrip etmesidir sadece. Dolayısıyla hiç birimiz masum değiliz hele ki bugünün dünyasında. Sonuç olarak her şeyle olan ilişkimizi baştan aşağı yeniden yazmamız gereken zamanlara giriyoruz. Biz değişime dirensek de sistem bizi değişime zorluyor zaten. Yani değişmemek gibi bir şansımız yok.

Sinem ERKLİ

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE