Şarkılar Ne Söyler, Biz Ne Anlarız ?

Hepimiz günlük hayatımızda etrafımızda birçok sese maruz kalıyoruz. Motor hırıltısı, kapı gıcırtısı, anne dırdırı daha sayılabilir. Sanıyorum ki herkes de benimle aynı fikirde.. Hayatımızda maruz kaldığımız seslerin en güzeli müzik. Hem ucuz, hem de hesaplı.

Ruhun olgunlaşmasında ve bir adım öteye geçmesinde de aktif rol oynuyor. ‘‘Ruhun gıdası müziktir.” diye boşa söylememişler. Nasıl ki vücudumuz beslenmediğinde acıkıyorsa ruh da müziksiz kalınca beslenemiyor ve kalp ile olan bağları kuruyup kayboluyor.

Sanatta bir duyguyu ifade etmenin birçok yolu var kimi yazı yazarak kimi sinema filmi çekerek ancak içlerinde en etkili olan müziktir hiç şüphesiz. Hem söz ve müziğin ahenkli dansı hele ki de güzel bir klibi varsa şarkının gönlünüzü mest etmemesi imkansız gibi duruyor. Bazen bir radyoda çalan şarkı yüreğimize dokunur ve bizi farklı diyarlara sürükler. Ya eski günlere götürür hasretini çektiğimiz veyahut bir sevgili ile geçen ve bir daha asla geri gelmeyecek o sevgi dolu günleri hatırlamamıza sebep olur.

Şarkıların hayatımda hep bir yeri oldu bu yadırganamaz. Nefretimi öfkemi sevgimi o hain yalnızlığımı hep şarkılarla yaşadım. Bir gün canım çok sıkkın bir şekilde odama geldim ve radyoyu açıp rüzgarın dalgalandırdığı perdeyi izleyerek şarkıyı dinlemeye koyuldum. Radyoda ‘İlhan Şeşen- Sen benim şarkılarımsın ” çalıyordu. O ‘an ‘ O şarkının sözlerini yüreğimle irdelemeye başladım. Şöyle diyordu şarkı;

”Belki bir şarkının her sesinde..Belki bir sahil meyhanesinde..Belki de içtiğim sigaranın dumanısın. Bir yıldız gökte kayıp giderken.. Islak bir yolda yalnız yürürken.. Bambaşka bir şeyi düşünürken aklımdasın..”

O an beynimde şimşekler çaktı şarkıların sırrına erdim. İşin aslına bakarsanız ilham alan ve üreten kişiye sanatçı deriz. Peki o ilhamın kaynağı kim? İlham denilen şey nereden geliyor sanatçılara bunu hiç düşündünüz mü? Biz yıllarca şarkılarda hep bir ayrılık acısı çektik. Ağladık hüzünlendik ciğerimiz yandı gözümüzdeki yaş ruhumuzu yaraladı ve onulmaz bir yara açtı. Ve o yaramız ne yapsak etsek kapanmadı. Hala açık hala kanıyor yaramız…

O başrole oturttuğumuz sevgili tanrı aslında. Biz de sevilen. ”Sen” hitabı sana tanrıdan geliyor. Tanrı seni muhatap kılıyor yaratılış sırrı gereği. İlhamın kaynağı tanrıdır. Tanrı bazı özel insanlara ki biz bu kişilere sanatçı demekle yetiniyoruz ilham veriyor ve yaratma özelliğinden tılsımlar yolluyor. Böylece ilham alan kişi de sanatsal bir eser ortaya çıkarıyor ve sanatçı ismini hak ediyor.

Yıllarca ayrılığını hissedip yüreğimizde özlediğimiz sevgili kim? Bu sorunun cevabı yine Tanrı. Bizim yıllarca özlediğimiz hasretini çektiğimiz Tanrıda ki gerçeğimiz. O gerçeği öğrensek tam olacağız ancak dünya semasında yarım yarım dolaşıyoruz. Yapbozun bir parçası eksik tam görüntü gelmiyor işte. Hep eksik hep bir yarım. İş böyle olunca bu eksikliği neyle dolduracağımızı şaşıyoruz. Kimi kitap okuyarak kimi resim yaparak kimi müzik dinleyerek kimi de sessizce etrafını seyrederek içimizdeki kuyuyu doldurmaya o ruhun eksikliğini gidermeye çalışıyoruz.

Durum bundan ibaret. Ne zaman tam bir bütün olacağız bilinmez ancak bizi bir bütünün parçalarıyız ve bizi biz yapan olgu da ruhumuz.

Melike Kasap

Paylaştıkça çoğalır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE