Yolda Olmak

Öyle demişti şair; ‘En uzun yoldur insanın içi…’

Uzun uzun bakıp derin derin düşüncelere sürükledi bu söz beni adeta. Gerçekten de her birimizin bu dünyada bir yaşam amacı, misyonu vardı. Düşündüğümüzde hepimiz kendi benliğimize ulaşmak için bu dünyaya gelmiştik.

Yol gerçekten de ne uzundu;

Kimi zaman yaklaştıkça uzaklaştığımız,

Kimi zamansa uzaklaştıkça yaklaştığımız.

Kendimize yol almaya başladığımızda hem bir anlam arayışı içinde olup hem de hayata anlam katma çabası içerisine giriyoruz. Eğer bu yola bir kez girdiysek yolculuğa daha ilk adımı attığımızda dahi ilahi güç bizimledir. Hatta bu kutsal güç içimizdedir. Üstelik herkesten, her şeyden ve dahası hepsinden de bize yakındır.

Peki bu kadar yakınken bazen nasıl oluyor da bu kadar uzak hissedebiliyoruz?

İşte, uzak hissettiğimizde bile aslında bize en yakın olduğu için böyledir.

Sana seni buldurmak için,

Sana özünü geri verebilmek için,

Sana kim olduğunu yeniden hatırlatabilmek için…

Hayatta böyle değil midir ki zaten, kaybetmeden bulamayız. Bir şeyi bulmak için onun yokluğunu bilmemiz, farkında olmamız gerekir. İşte özümüzü bulmak da böyle. Kendini kaybetmeden bulamazsın unutma!

Burada en basit formül zihnin zincirlerini kırmak, yargılarını çöpe atmak, yalın olmak, hem herkes olup hem de hiç kimse olmak. Kendine yol almak, kavuşmak aslında bu kadar ulaşılır bir şey. Ayrılık ne kadar zorsa, kavuşmak o kadar kolay işte.

Yolculuk ne kadar sarsarsa sarssın, yolda olmak bir puzzle misali tamamlar bizi. Sen yeter ki iste! İstemesini bil! Çünkü dilediğin, seçtiğin her şey ve geçtiğin her yol senin dünyan olacak…

Seyyide YILDIRIM

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE