Sınır Çizgisi

Fikirler ayrıdır, isimlerin bedenleri gibi. Durduğumuz noktalar başkadır bir dünyayı oluştururcasına ve evren kadar sonsuzdur.

Bir noktadan başlarız çizgiye ve şekillendiririz bedenimizi. Ruhumuzu akıtırız tırnaklarımızdan, avuç içlerimizden dokuruz sevgimizi, dudaklarımızdan bakarız sözlerin büyüsüne. Sırtımıza işleriz güvenin yaslanmasını.

Sararırız nitekim dünyayı sonrada adımlanırız, bir başka ruhun noktalarına giderken. Her duyguya uğrarız. Duygular; zamanın hayata akışının parçalar bütünüdür. Duyguların her halinde bir nokta daha oluştururuz. Oluşturulmuşun her parçasında aslında kendimize yeni noktalar koyarız, noktalardan oluşturulmuş sınırlar.

Bir bir çizeriz kendimizi bazen konarız bir köşenin penceresine bazen de bir omuz kenarına. Dağılırız… Dağılışın en sessiz halidir aslında. Biri, birileri daha dokunmasınların korunma halidir. İfadesizliğin uzaklaşma belirtisidir.

Tereddüt karşılar kaybedilmişlikler hatta bazen kendin en çok kendin. Karşılaşmış olduğun bilindiğin isimlerin ve bilmediğin isimlerin bakışları, duruşları, dokunuşları ya da kelimesidir çizgine nokta koyan. Kaçıştan çok yaklaşmasınlardır.

Bulundurmak istemediklerinden oluşturulmuşsundur. Çünkü orası senin evrenindir. Evreninde sen çizersin en güzel renkleri sen oluşturursun tüm var oluşsallıkları. Tanımlar ve tanırsın. Bedenin senin ifadendir, sınır ifaden. Görünen nedir sınır köşesinden bilinmez ama o senin evrenindir. İster dokursun inci taneleriyle istersen de yakarsın siyahın kül haliyle. 

İrem Demirense

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE