Kendinle Tanıştın mı?

Telefonun çalıyor…Meşgul müsün? Olabilir… Bir sürü şey var halletmen gereken.

A, dur bak bir daha arıyor, belki acildir açsan mı acaba?

E tabi, acil olsa bir de WhatsApp’tan yazardı. Demek ki acil değil…

Tanımadığın numaraları da açmıyorsun. Haklısın, insan bildiği numaralarla geçirmeli hayatını…

Peki kendini kandırmak için bildiğin numaralar seni ne kadar mutlu ediyor hayatta?

İçinde bekleyen senle tanışmadan, eksik tanımlamalarla ortaya çıkan kendinle nasıl mutlu olabilirsin ki?

Gerçekten kim olduğunu anlamazsan, sandığın kişiyle yaşamını şekillendirmeye devam edersin. Zevklerinin, tepkilerinin, beslendiğini düşündüğün alanların seçimleri, hep tam olarak seni temsil etmeyen o sandığın kişi tarafından yapılır.

Telefon sessizdeyse içimizden gelen çağrıyı duyamayız. Belki uyuyoruzdur kim bilir, belki de hayattan kaçıp sinemada izlemek istediğimiz bize hoş gelen bir filmle meşgulüzdür…

Senin telefonun da sessizde mi? İçinden gelen çağrıyı duyabiliyor musun?

Bence telefonun şarjı bitmeden, aç artık o telefonu…

Cevap ver kendi çağrına…

Çünkü, içinde senle tanışmayı bekleyen henüz bilmediğin bir ‘’kendin’’ var…

Gerçeği ararken uğruna ölmek mi, yoksa yalan bir dünyada yaşamaya devam etmek mi?

Bu soru seni yeterince tetiklediyse, o zaman maceraya çıkmaya hazırsın demektir.

Bu yalan dünyadan çıkıp, kendi gerçeğini aramaya hazırsın demektir.

En derin korku ve arzularınla yüzleşmeye hazırsın demektir.

Belki de psikolojik olarak ölmeye ve sonrasında yine psikolojik olarak yeniden doğmaya hazırsın demektir…

İşte tam da budur yaşama amacı; kendi gerçeğini bulma macerasını tamamlamak.

Bu macera nasıl geçecek diye kaygılanıyorsan, o zaman Albert Camus’un sözünü hatırlatmak isterim sana:

”Yaşama amacı olarak adlandırdığın şey, aynı zamanda uğruna ölmek için de mükemmel bir sebeptir.”

Dr. İzzet Memi

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE