Kendin Olma Cesareti

Ben kimim?

Ve ne istiyorum?

Benim anladığım kadarıyla eğer bu iki soruya cevap bulamazsak gerçek potansiyelimizi hiçbir zaman yaşayamayacağız. Acı çekmemizin en büyük nedenlerinden biri de bu zaten.

35 yaşındayım. Hayatımın neredeyse tamamı bu iki sorunun peşinde geçti. Psikoloji okudum, yurtdışında yaşadım, birçok ülke gezdim, yüzlerce kitap okudum, binlerce video izledim, karşılaştığım herkesle konuştum, durmadan sorular sordum, sayısız eğitimler aldım. Tahmin edersiniz ki o kadar çok kayboldum ki. Hukuk okuyordum, bu değil dedim, bıraktım. Girdiğim bütün işlerden ayrıldım ya da atıldım. Bakıyorum da kuru bi yaprak gibi ne çok savrulmuşum. Ama şimdi bütün o acılar hiç oldu, zira nihayetinde kendi cevaplarımı buldum. Büyük konuşacağım ama hissettiğim bu yapacak bir şey yok, hayatta kendine ulaşmaktan başka dev bir zirve yoktur bence.

Bunun dışında ki herşey bana hayata dair varoluşsal krizlerimizde geçici çözümler gibi geliyor. Eğer gerçekten Maslow’un da ihtiyaçlar hiyerarşisinde belirttiği gibi zirvede yer alan kendimizi gerçekleştirme aşamasına gelemezsek şuna eminim ki hep bir huzursuzlanacağız ve tam anlamıyla yaşam sevincini göğsümüzde hissedemeyeceğiz. Çünkü dışarı çıkamamış o kendini gerçekleştirme enerjisi bizi içten içe sıkıştıracak. Ne yapıp edip kendi yolumuzdan ilerlememiz lazım. Çünkü Herman Hesse’in de dediği gibi ‘Her insanın bir tek gerçek işi vardır, kendine giden yolu bulmak.’

Eğer yaşamın anlamını da merak ediyorsan cesaretle bu konuyla ilgili de şunu diyebilirim ki; yaşamın anlamı sensin. Sen yaşama anlam katacaksın. Kim olduğunu bularak.

Bunca uzun ve çoğu zaman da zorlayıcı olan yolculuğumun ardından o kadar çok bilgiye, yönteme, çözüme ve deneyime ulaştım ki bunları kendime saklamam haksızlık olurdu. Eğitimlerimde, bireysel çalışmalarda, gelen mesajlarda genelde bu iki soru var zaten. İnsanlar en çok kendilerini merak ediyorlar. Haklılar. İnsan denilen organizma o kadar güzel ve karışık ki. Keşfetmek lazım tabi.

Size şimdilik  kendi sürecimde istifade ettiğim önemli ve değerli 2 paylaşımda bulunmak isterim. Daha fazlası için instagramdan canlı yayınlar yapıyorum, katılabilir, sorularınızı sorabilirsiniz. Mesaj atabilirsiniz.

1.Köklerimizin bizim şekillenmemizde çok etkili olduğunu düşünüyorum. Köklerinizi araştırabilirsiniz.

E-devletten soyağacı sorgulatabilirsiniz. Hatta paraya kıyarım diyorsanız Amazonda DNA testi var. Yapabilirsiniz. Büyüklerinizle sohbet edebilirsiniz. Hangi milliyetteyseniz Kürt, Alevi, Sünni, Türk, Ermeni.. Eğer kültürünüzü derinlemesine bilmiyorsanız biraz daha araştırabilirsiniz. Milliyetinizin ya da atalarınızdan gelen inanç ya da kültürün kabul görmediğini düşünüyorsanız ve bu nedenle kendinizi saklama eğilimindeyseniz LÜTFEN bu eğilimi hemen terk etmenizi öneririm nacizane. Zira hiç kimse inançlarından, milliyetinden yani köklerinden dolayı yargılanamaz, küçümsenemez, dışlanamaz. Böyle gerici davrananlar kendilerini sorgulamalı, durmalı ve utanmalılar bence. Siz değil. Dünyada ki herkes eşittir. Köklerinizi kabul edin, araştırın ve sevin.

2.Florence Littauer’ün Kişiliğinizi tanıyın kitabını önerebilirim.

“Hadi  bu da bonus olsun idol olarak gördüğünüz 5 kişi kimdir ve neden? Şu bir gerçek ki idollerinize benziyorsunuz o yüzden onları seviyorsunuz. Onlarla neredeyse aynı karaketer özelliklerindesiniz. Çünkü biz bize benzeyene empati, sempati duyarız en çokta.”

Bir gün gerçek potansiyeline ulaşan herkesin özgürleşeceğine ve kendi öz yaşamının anlamını bulacağına inanıyorum.

Bu yazının kendi yolculuğuna çıkmış olan herkese bir nebze olsun ışık olmasını bütün kalbimle diliyorum.

Neslihan Canıoğlu

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Kendin Olma Cesareti” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE