Gerçek Yolu Bulana Kadar Şeylerden Vazgeçebilmek

Asla vazgeçmemek ve gerektiğinde vazgeçebilmek adına,

11 yıl önceydi. Bir bankada çalışmaya başlamıştım. Doğrusunu isterseniz tek bir amacım vardı o vakitler. Geçinmek. Ailem yurt dışında olduğu için Üsküdar’da rahmetli anneannemde kalıyordum iş arama sürecinde. İşe başlayınca Beykoz’a taşındım hemen, şubeye yakın olsun diye.

Birkaç ay içinde işe adapte olmuştum, iyi de gidiyordu. Hedefleri de tutturuyordum hatta geçiyordum da çoğu zaman fakat hiçbir şekilde mutlu hissetmiyordum kendimi. Hayat bu mu, diyordum her sabah işe gitmek için uyandığımda. Zamanımın çoğu işte geçiyordu ve yaptığım işi sevmiyordum artık. Korkunç bir gerçekti bu benim için. Ya bütün hayatım böyle geçerse!

Eğer bir değişiklik yapmazsam büyük ihtimalle sona yaklaştığımda pişmanlık içinde ölürüm, diye düşündüm bir gün.

Doğrusu ürktüm bu senaryodan. Bana verilmiş bu hayatı bir maaş uğruna heba etmemeliydim. Ayrıldım. Ayrıldım ayrılmasına da. Hemende bulamadım ne yapmak istediğimi. Bir sürü birbiriyle alakasız iş yaptım yine mecburen. Hepsinden kısa sürelerde vazgeçiyordum tabi. Çünkü aradığımı bulamıyordum. Tabi ki vazgeçmekte insanın gözünü korkutuyor. Ya iş bulamazsam ya kira mı ödeyemezsem. Bir de aile ve toplum baskısı diye bi gerçek var. Bir baltaya sap olamadın. Dın dın dınn. Zihnimde çınlıyor. Unutmadan içimdeki eleştirmenden de bahsedeyim size biraz. Belki tanıdık gelir. Habire negatif konuşan, yargılayan o iç ses. Ya yapamazsan diyen. Bildiniz mi?

İlber Ortaylı’nın da bütün hayatından çıkarttığı o derste ki gibi bende özel hayatıma, kendi öz hayatıma kimsenin karışmasına izin vermedim doğrusu. Ayrıca içimdeki o sese de en sonunda şunu diyebildim, kapa çeneni, beni sürekli yargılayıp durma, ben özgürüm çalışıp hayatımı özgürce kendim kuracağım. Hemde tam istediğim gibi. Aç kalacaksın diyordu, sokaklarda kalacaksın. Bu yolda aç kalmak gerekiyorsa kalırım, vazgeçmeyeceğim! Resti çekince tuhaf bir şekilde sustu. Kendimin, hayallerimin avukatı oldum. Ve bilin bakalım ne oldu aç kalmadım açıkta da kalmadım ve farkındaysanız hala ölmedim de. Yaşıyorum. Demek ki bütün o korkular boşunaydı.

Bundan yaklaşık 3 yıl önce yolumu buldum sevgili dostlar. Tabi ki önceleri hemen anlayamadım. Konuşmalara, eğitim vermeye davet ediyorlardı. Gidiyordum. Gönüllü yapıyordum birde, ama muazzam mutlu oluyordum.Tabi çekincelerim de vardı bi yandan. Çok iyi kazandığım bir işim vardı o esnada. E ticaretle uğraşıyordum. Baya bi emek vermiştim, yüzlerce insan tanımıştım, şirketim vardı. Bütün bunları bırakabilirmiydim. Bıraktım. Yaklaşık 6 ay önce bıraktım. Onca zaman sonra nihayet gerçekten bütün yaşamımı adayacağım işimi buldum. Ve bu yolda ki herşeye razıyım şimdi. Bu yol benim yolum. Şimdi bütün hücrelerim asla vazgeçme diye bağırıyorlar içeriden. Kendi yolumda olmak beni hem çok heyecanlandırıyor hem de muazzam büyütüyor, pişiriyor, olgunlaştırıyor. Dünyaya bağlandığımı, köklendiğimi hissediyorum nihayet.

Artık neden burada olduğumu biliyorum. Onca vazgeçişler olmasaydı burada olurmuydum acaba, hayır. Ya da doğru yolu bulduğumda asla vazgeçme diyen içsel varlığımın sesini duymasaydım? Öyle geçer giderdi ömür. Tam anlamadan, tam hissetmeden, tam da kendin olamadan. Şimdi dönüp bakıyorumda ne kadar çok savrulmuşum ne kadar çırpınmışım, zorlanmışım. Genelde kendime yüklenmişim başaramadığım, kaybolduğum zamanlarda.

Artık öyle yapmıyorum. Kendi yolumda da zaman zaman zorlanabilirim elbette ama bu, şu anlama geliyor artık benim için, kendine destek ol, kendini dinle ve anla ve yardım et.

Kendi yolumda çok güzel zamanlarda oluyor, tadını çıkartıyorum rehavete de çok kapılmadan çünkü esas olan tıpkı evrenin daima hareket halinde olması gibi eylemin içinde olmak.

Velhasıl diyeceğim o ki sevgili dostlar kendi yolunuzu bulana kadar size dayatılan, sizi tüketen, mutsuz hissettiren her şeyden ve herkesten bir şekilde vazgeçin.

Zorda olsa bir yolunu bulursunuz. Sonra kendi yolunuzu bulduğunuzda da işte ondan asla vazgeçmeyin. Çünkü nedense yolunuzdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Hayat ne kadar istekli olduğunuzu sınamak için çelme takacak ayağınıza. Vazgeçmeyin. Ne olursa olsun vazgeçmeyin. Sakin olun. Kararlı olun. Korkmayın, cesareti elden bırakmayın. Devam edin. Vazgeçmeyin. Buna değecek.

Bu hafta ki kitap önerim; Guy Finley – Vazgeçebilmek

Youtube adresi; Serhat Erönal – Asla Pes Etme

Neslihan Canıoğlu

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE