Kendini Bul, Kendin Ol

Armutu sapsız, üzümü çöpsüz ve çekirdeksiz, insanı egosuz istiyorsun. Zor dostum, işin zor. Seni seviyorum demek; Senin egonu seviyorum yada ona rağmen seviyorum demektir.

Yoksa sevebilen herkes ve her şey sevgiden yaratıldı. özü sevmek çok kolaydır. Zor olan yoldan gitmek, dar kapıdan geçmek mesele.

Bazı insanlar vardır, yürekleri ağızlarındadır. Düşünmeden, hesapsız kitapsız konuşurlar. Halk onlara çocuk gibi der. Bazıları patavatsız bile der.  Oysa onlar saftır. Maskesizdir. Kendileri gibidir onlar. Karşınızdaki insanın her sözüne sui zan ile bakarsanız. Sözlerini ona karşı kullanırsanız. O insanı bir anlamda maske takmaya zorlarsınız. Yapmayın.

Siz de çıkarın maskeleri. Öyle insanların yanında hiç olmazsa kendiniz olun. Bir kez kendin gibi davranmaya başlarsan tadına doyamazsın. Kendin olmanın hafifliği ne hoş. Düşünmeden konuşmayı dene yada sus. Kime sorsan en iyi o biliyor. O halde sorma. Sen bilmeyen arıyorsun. O da bu dünyada yok. Doğrularını onaylatma ihtiyacı emin olamamaktan kaynaklanıyor. Onaylanmak. Takdir edilmek ve beğenilmek. Doğal bir açlık. Helal yoldan giderilmeli.

Kırılan hayallerini çöpe atanlar israf ediyor. Geri dönüşüm diye birşey var. Kırık hayallerden güzel şeyler üretebilirsiniz. Hem hayaller neden kırılıyor? İnsanlar neden kırılgan hayaller kuruyor ? Tıpkı fay hatlarına bina yapanlar gibi. Beklentileri İnsana yük olanlar gibi. Gece kondu hayaller. Acemi yaratıcı zihinler.

İşte sana söylüyorum; Kendin ol. Kendin gibi ol. Dikkatini neye ve nereye yöneltirsen enerji oraya akıyor gördün mü?

O halde kimi enerji çalmak ile veya enerji vampirliği ile suçlayabilirsin? Dikkat et. Kendine yönel. Dikkatini kendine ver ve kendini içeriden besle. Şimdi kendin olman önünde tüm engelleri birbir kaldır. Kimlerin yanında kendin olamıyorsan çıkar hayatından. Böylece iç barışı ve huzuru sağlarsın. Ancak menfaat ve çıkarların izin vermiyorsa, bunun bedelini ödersin. Neden insanları anlamaya çalışmayı bırakmalısın biliyor musun? Neden insanları anladığını zannetme diyorum? Onlar birer bulmaca değil. Çözülemez. Çözmen gereken kendinsin. Dikkatini kendine ver.

Zihinden baktığında gördüğün ile kalbinden baktığında gördüğün aynı değil. Bir olmayacak.

Herşey yolunda giderken işini veya ilişkisini baltalayan ve kendi mutluluğunu sabote eden sabotajcılar görebilirsin.

Hani kendi bedenine zarar veren insanlar var bu kabusun içinde. Bu rüyadan uyandığında ruhuna da böyle zarar vermeye çalışan insanlar göreceksin. Ama merak etme ruha kimse zarar veremez. Rüzgara karşı tükürmek gibi bir şey bu. Herkes kendi tekamül sürecini yaşıyor. Olgunlaşıyor. Her şey olması gerektiği gibi oluyor. Kimse aşmış, olmuş değildir. Hayatın minik şakalarından kimse muaf değildir. Ancak karşılaştırma yapan zihnine dikkatle bak. Kendini birleri ile kıyaslaman ne büyük bir haksızlık kendinden kendine.

Sen biricik ve benzersizsin. Sen korkularının üzerine gidebilirsin. Üstelik kimseye ihtiyacın yok bu konuda. İnsanların büyük bir kısmının sorunu zihnini susturamaması. Bir çare soruyorlar. Nasıl sustururum bu geveze zihnimi? Burada dikkat edilmesi gereken tek şey dikkatinizi neye/nereye verdiğiniz. Dikkat nereye. Enerji oraya.

Zihniniz sizin bir parçanız. Onu bastırmaya kalkarsanız yine ona enerji verirsiniz. Zihin ile yazı-tura atılmaz. Bahis tutulmaz. Sadece dik gelirse siz kazanırsınız. Bunun için denge gerek. Zihin ile kavga edilmez. İç savaş çıkarır.

Peki ne yapmalı? Zihninizi küçük bir çocuk gibi görün. Annesinin eteğini çekiştiren yaramaz bir çocuk. O hayır dan anlamaz. Siz an da kalın. Bulaşıkları yıkayan bir annenin çocuğuna aldırmadan işini yaptığı gibi. Bir zaman sonra zihniniz yorulacaktır.

Bilir misin? Erkeklerin de içinde bir kız çocuğu vardır. Ama kadınlar sadece oğlan çocuğunu görür ve erkeğine annelik yapma hatasına düşerler. İçinizdeki kız çocuğunu diri diri gömmeyin der Kur-an. Bunu hem erkeğe hem kadına söyler. Hakikatin üstü örtülemez. İçindeki kız haykırdığında, sağır eder yeri göğü inletir. Örtenler acıyı sonuna kadar tadarlar.

Biliyor musun?  Bir çocuğun varsa yada olunca. Ona maddi olarak yetememekten korkma. O gerçekten rızkı ile gelir.

Ancak ona manevi olarak yetememekten kork. Kaliteli Zaman ayırmamak ve en kötüsü yalan yanlış inançlarını ile zihinsel kalıplarını ona yüklemek. Ona akıl verme. Onunla sohbet et. Aradaki farkı farket. Onu dinle ve onun senin öğretmenin olduğunu gör. Çocuklarını kendilerinin olmak isteyip de olamadıkları insanlar yapmaya çalışanlar. Onlara ne büyük kötülük ettiklerini bir bilselerdi. Sen karamsarlığa kapılırsan. Ben karamsarlığa kapılırsam. Karanlık iki kişinin gücünü daha kapmış olur. İşte böyle her yer karanlık olur. Bu yüzden İçindeki ışığı korumalısın.

Ne olursa olsun. Kaynağın ışığa sadık kalmaya mecbursun.

Ne aradığını bilmiyorsan eğer bulduğunda sevinemezsin. Bulduğunu da bilemezsin. Bu durumda mutsuzluk yoluna girmiş olursun. Mutluluk hiçbirşey aramama yolunda oysa. Nereye gittiğini bilmiyorsan eğer nereden gittiğinin de bir önemi yoktur. Yürü o halde dibine kadar. Yolda değişip dönüşüyorsun. Yolda karşılaştıklaların hep sensin. Kendinle kavga ettin. Sevdin yada sevemedin. Yolun başında ardından bir tas su dökmüştün. Yolun sonunda kendini karşılayacak olan yine sensin.

Bir erkek, kendisine inanan ve güvenen bir kadın olana kadar gerçekten yaşamamıştır. Çünkü erkek kadının yaratım gücünü kullanır eğer aklı varsa. Yaratım gerçekleştikten sonra kadının hakkını verir vicdanı varsa. Kısacası erkeği var eden de yok eden de kadındır.

Müzik insanın kendini en iyi ifade ediş şeklidir. Çünkü algılayabildiği herşey titreşimden meydana gelmiştir. İnsanlık ancak farklılıkları zenginlik olarak görmek sureti ile ilerleyebilir. Tek tip, tek düze olmak mümkün değildir. Şiddet ve baskı ile bu kısa süre mümkün kılınsa bile. Bu hortuma parmağını tıkamak kadar anlamsızdır.

Akışa direnmek mümkün değildir. Akış sonsuz. Akış kemale erdirendir. Akışı sevgi yönetir. Akış sadece sevgiye teslim olur. Zıttını arar insan ta ki dengeye ulaşana kadar. Tartışmak ister insan. Neden? İnanç ve düşüncelerinden emin olmadığı için.. Fikrini sabitler insan. Tutunacak bir dal aradığı için. Peki neden tutunur insan? Korku. Elbette korktuğu için. İlahi sistem tutunduğu herşeyi elinden alır. Neden? Korkularından azad olsun diye insan.

Neden korkar insan?

Kendinden. En çok ve sadece kendinden.

Uyanmaktan. Kendi derinliğinden korkar insan.

Sonsuz sevgi ve saygı ile.

Mevlana Yüce Vakfı

Dünyalite

Paylaştıkça çoğalır.

Kendini Bul, Kendin Ol” için 2 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DUNYALITE